ADLİ BİLİMLER DERGİ- MAKALE-KURS VE DUYURULAR  2018/1

ADLİ BİLİMLER DERGİ- MAKALE-KURS VE DUYURULAR  2018/1

 

İÇİNDEKİLER

ÖZET TANITIM

GENİŞ TANITIM

 

A-ADLİBİLİMLER DERGİSİ ÖZETLERİ 2017/ARALIK

 

B- CSI ETKİSİ: ADLİ TIP DİZİLERİ TOPLUM, KURBANLAR, SUÇLULAR VE KAMU GÖREVLİLERİNİ NASIL ETKİLİYOR?

 

C-YAŞAMIN SONBAHARINDA SESSİZ ÇIĞLIK YAŞLI İSTİSMARI

 

D-11. Adli Hemşirelik Kursu (Sertifikalı). 5-10 Şubat 2018 Ankara

 

E- TED Üniversitesi BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ

 

F-Adli Osteoloji/Kemik Semineri . 12-14 Şubat 2018 SAMSUN

 

G- 5. ADLİ PSİKOLOJİ,1.ADLİ FELSEFE, 1.ADLİ SOSYOLOJİ KONGRESİ (12-13 NİSAN 2018). Gazi Üniversitesi Ankara

 

H- Adli Fotoğrafçılık ve Görüntüleme Kursu 6-11 Mart 2018 Ankara

 

I-Adli Bilimlerde Güncel Gelişmeler Sempozyumu. 20 Mart 2108 Burdur. Mehmet Akif Üniversitesi Adli Bilimciler Derneği

 

İ- Adli Bilimler Sempozyumu.  9-10 Mayıs 2018 . Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü

 

J-Ölüm Sonrası Olay Yeri İnceleme. Ali Osman Elmas

 

K-Ekstazi (MDMA) ve böbrekler üzerindeki etkileri ve tedavileri

L- EBEVEYN KONTROLÜ (Uyuşturucu)

Özgür Zobar

 

M-IV.Uluslararası Sağlık Hukuku Kongresi. 3-4 Mayıs 2018 İstanbul. Özyeğin Üniversitesi-Adli Bilimciler Derneği

 

http://adlibilimciler.org.tr/5-adli-psikoloji-1-adli-felsefe-1-adli-sosyoloji-kongresi/

http://adlibilimciler.org.tr/adli-bilimler-yayinlari/

https://www.facebook.com/adlifelsefe/

https://www.facebook.com/adlipsikoloji/

https://www.facebook.com/adlibilimciler/

 

 

ÖZET TANITIM

A-ADLİBİLİMLER DERGİSİ ÖZETLERİ 2017/ARALIK

 

Acil Servislerde Çalışan Sağlık Hizmet Sunucuları Şiddetine Maruziyetleri

Serap Selver Kipay**                  Ruhi Selçuk Tabak***                   Hasan Dudaklı****

 

YÜKSEKTEN DÜŞME SONUCU YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ DURSUN ODABAŞ TIP MERKEZİ ACİL SERVİSİ’NE BAŞVURAN HASTALARDA KIRIK İNSİDANSI

Yavuz Hekimoğlu, Mahmut Aşırdizer

 

ÖĞRENCİ HEMŞİRELERİN ŞİDDETE MARUZ KALMA, ŞİDDET EĞİLİMİ VE ATILGANLIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ

Kamuran CERİT1   Sultan TÜRKMEN KESKİNDilek EKİCİ3

OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK VE EŞLİK EDEN BOZUKLUK OLARAK KLEPTOMANİ

Güven Seçkin KIRCI, Halil İlhan AYDOĞDU , Hasan OKUMUŞ,  Erdal ÖZER, İsmail BİRİNCİOĞLU,  Lütfullah ÇAKIR, Özgür ENGİNYURT , Mehmet ASKAY                  

 

CSI ETKİSİ: ADLİ TIP DİZİLERİ TOPLUM, KURBANLAR, SUÇLULAR VE KAMU GÖREVLİLERİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Dr. E. Neval YILMAZ, Prof. Dr. İ. Hamit Hancı

 

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE YEREL YÖNETİMLERİN ROLÜ

Dr. Ayhan ÖZKAN

 

***BİR ÜNİVERSİTEDE GÜVENLİK GÖREVLİLERİNDE ÖFKE DURUMU*

1Serpil ÇELİK DURMUŞ, 2 Yurdagül ERDEM

 

*** AİLE İÇİ ŞİDDETİN ERGENLER ÜZERİNDEKİ PSİKOSOSYAL ETKİLERİ

Gül ERGÜN1 Aysun GÜZEL2

 

 

Adli Bilimciler Uyarıyor!!! Ülke genelinde yaygın olarak kullanılmaya başlayan aşk kapsülleri tehlike mi arz ediyor?

 

ACİL SERVİSTE ADLİ HEMŞİRELİK

Uzm. Hemş. Meral DÖLEK

 

ADLİ FELSEFE PANELİ KAPANIŞ BİLDİRGESİ (4 EKİM 2017)

ULUSLARARASI 3. ADLİ HEMŞİRELİK, 2.ADLİ SOSYAL HİZMET, 1. ADLİ GERONTOLOJİ KONGRESİ KAPANIŞ BİLDİRGESİ (12-14 EKİM 2017, YOZGAT)

 

B- CSI ETKİSİ: ADLİ TIP DİZİLERİ TOPLUM, KURBANLAR, SUÇLULAR VE KAMU GÖREVLİLERİNİ NASIL ETKİLİYOR? Ek geniş dosya mevcuttur

CSI ETKİSİ: ADLİ TIP DİZİLERİ TOPLUM, KURBANLAR, SUÇLULAR VE KAMU GÖREVLİLERİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Dr. E. Neval YILMAZ*, Prof. Dr. İ. Hamit Hancı**

(*) Ankara Üniversitesi, Adli Bilimler Enstitüsü, Sağlık Hukuku, Yüksek Lisans Programı

(**)Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı

2000 yılında CSI (Crime Scene Investigation / Olay Yeri İnceleme) dizisinin ve daha sonra türevlerinin sevilerek izlenmesi ve büyük kitlelere ulaşmasıyla, minicik bir delilden yola çıkılarak ve adli tıbbın en gelişmiş imkânları kullanılarak suçluların kolayca ve kısa sürede yakalandığı diziler toplumun “suç”, “suçlu” ve “adli tıp kanıtları” hakkındaki algısını etkilemeye başlamış, bu sosyal fenomen “CSI Etkisi” olarak adlandırılmıştır. CSI etkisi, özellikle yargılamada jüri sisteminin geçerli olduğu Anglosakson ülkelerinde büyük bir tartışma konusu olmuş, ancak yapılan çalışmalar adli tıp dizilerinin, toplumun adli tıptan olan beklentilerini yükseltmekle birlikte, jüri üyelerinin sanığı suçlu bulma mekanizması üzerinde büyük bir etkisi bulunmadığını göstermiştir. CSI etkisinin olumlu yönü olarak da bu dizilerin adli tıp konularında bir farkındalık yaratması, kişileri bazı konularda bilgilendirmesi, adli tıp eğitimine olan ilgiyi artırması ve bu konuda çalışan profesyonellerin düşünme biçimlerini olumlu anlamda değiştirmelerine yol açacak yenilikler sunması sayılabilir.

 

C-YAŞAMIN SONBAHARINDA SESSİZ ÇIĞLIK YAŞLI İSTİSMARI EK DOSYA MEVCUT

Serap Selver Kipay **Assistant Prof. Dr. PhD Mugla Sıtkı Kocman University, Fethiye Faculty of Health Sciences, Nursing Department

 

D-11. Adli Hemşirelik Kursu (Sertifikalı). 5-10 Şubat 2018 Ankara

DÜZENLEYENLER:1-Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi 2-Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp AD 3-Adli Bilimciler Derneği  Adli Hemşirelik Komisyonu.

İletişim: Yard.Doç.Dr. Hüsna ÖZVEREN. adlibilimcilerdernegi2001@gmail.com ozverenhusna@gmail.com

 

E- TED Üniversitesi BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ ek dosya mevcut
Online kayıt için: https://sem.tedu.edu.tr/tr/bilirkisilik-temel-egitimi  (Son Başvuru 9 Ocak 2018)

 

F-Adli Osteoloji/Kemik Semineri . 12-14 Şubat 2018 SAMSUN ek dosya mevcut. Samsun Valiliği, Samsun AFAD, Adli Bilimciler Derneği.

 

G- 5. ADLİ PSİKOLOJİ,1.ADLİ FELSEFE, 1.ADLİ SOSYOLOJİ KONGRESİ (12-13 NİSAN 2018). Gazi Üniversitesi Ankara

Gazi üniversitesi ve Adli Bilimciler Derneği iş birliği.Ayrıntılı bilgi: adlifelsefekomisyonu@gmail.com adlipsikolojikomisyonu@gmail.com

 

H- Adli Fotoğrafçılık ve Görüntüleme Kursu 6-11 Mart 2018 Ankara

 

I-Adli Bilimlerde Güncel Gelişmeler Sempozyumu. 20 Mart 2108 Burdur. Mehmet Akif Üniversitesi Adli Bilimciler Derneği

 

İ- Adli Bilimler Sempozyumu.  9-10 Mayıs 2018 . Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü

 

J-Ölüm Sonrası Olay Yeri İnceleme. Ali Osman Elmas.Ek dosya Mevcut

 

K-Ekstazi (MDMA) ve böbrekler üzerindeki etkileri ve tedavileri

Uzm.Dr.Feyza Bora 1, Uzm. Dr. Fatih Yılmaz 2, Doç. Dr. Taner Bora 3

1Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Iç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı, Antalya

2Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Nefroloji bölümü

3Antalya Kriminal Polis Laboratuar Müdürlüğü

 

L- EBEVEYN KONTROLÜ

Özgür Zobar: İstanbulEmniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ayrıntı ek dosyada mevcuttur

Çocuğunuzun Faaliyetlerini Gözlemlemek: Ailelerin Mutlaka Bilmesi Gereken Unsurlar 

 

M-IV.Uluslararası Sağlık Hukuku Kongresi. 3-4 Mayıs 2018 İstanbul. Özyeğin Üniversitesi-Adli Bilimciler Derneği ek dosya

 

GENİŞ TANITIM

A-ADLİBİLİMLER DERGİSİ ÖZETLERİ 2017/ARALIK

**Acil Servislerde Çalışan Sağlık Hizmet Sunucuları Şiddetine Maruziyetleri

Serap Selver Kipay**                  Ruhi Selçuk Tabak***                   Hasan Dudaklı****

**Assistant Prof. Dr. PhD Mugla Sıtkı Kocman University, Fethiye Faculty of Health Sciences, Nursing Department

*** Prof.  Dr. PhD, Lefke European University, Faculty of Health Sciences, Mersin, 10, TRNC-TURKEY,

****Student, Mugla Sıtkı Kocman University, Fethiye Faculty of Health Sciences, Nursing Department

 

 

ÖZET

Giriş ve Amaç: Türkiye’de son yıllarda hastanelerde, özellikle acil servis ve 112 acil hizmeti veren sağlık profesyonellerinin şiddete maruz kalma sıklığı artmaktadır. Hatta bazen ölümle sonuçlanmaktadır. Her meslek grubunda şiddete maruz kalma söz konusudur ancak yapılan pek çok çalışma sonucu göstermiştir ki sağlık alanında hizmet götüren profesyoneller daha fazla şiddetle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu doğrultuda çalışmada 112 acil birimlerinde çalışan profesyonellerin; sözel ve fiziksel şiddete maruz kalıp kalmadıklarını, sonuçlarını, nedenlerini, nasıl başa çıktıklarını, çalışma alanının güvenlik donanımını, şiddetten korunmaya yönelik herhangi bir eğitim alıp almadıklarını belirlemek amaçlanmıştır.

 

 

Evrenin tümünün örnekleme alınması planlanmış ancak çalışanların nöbetleri nedeniyle 23’ne ulaşılamamış ve 91 çalışan ile araştırma yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından bilimsel kaynaklar desteği ile hazırlanan anket formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.0 bilgisayar paket programında değerlendirilmiştir.

 

Bulgular: Çalışanların %22.0’si 23-27 ve 28-32 yaş grubunda, %53.8’nin kadın, %33.0’nın hemşire, %64.8’nin son bir yılda şiddete uğradığı, 1-5 sıklığında; %56.0’ı hasta tarafından-%42.9’i hasta yakını tarafından sözel, 1-5 sıklığında; %22.0’ı hasta tarafından, % 24.2’nin ise hasta yakını tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığı, %84.6’nın yönetici desteği alamadığı, çalıma alanında %86.8 oranında güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu, %24.2’nin şiddet nedeniyle iş/iş yeri değişikliği düşündüğü, %98.9’nun şiddetten korunmaya yönelik eğitim almadığı, %87.9’nun ise şiddetten korunmaya yönelik eğitim almak istediği saptanmıştır.

 

Sonuç ve Öneriler: 112 acil çoğunlukla yoğun stres ve ani sağlık değişikliklerinin neden olduğu kaygının yoğun olarak deneyimlendiği bireylere hizmet götüren sağlık birimleridir ve öfkelerini kontrol edemeyen bireylerle karşılaşma olasılığı da oldukça yüksektir.  Bu nedenle sözü edilen birimlerde öncelikle çalışanları korumaya yönelik ciddi güvenlik önlemlerinin alınması, çalışanların şiddetten korunmaya yönelik doğru stratejileri uygulayabilmelerine yönelik eğitim programları düzenlenmesi ve bu programların düzenli olarak tekrarlanması önerilebilir.

 

 

***YÜKSEKTEN DÜŞME SONUCU YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ DURSUN ODABAŞ TIP MERKEZİ ACİL SERVİSİ’NE BAŞVURAN HASTALARDA KIRIK İNSİDANSI

Yavuz Hekimoğlu, Mahmut Aşırdizer. SORUMLU YAZAR:

Prof. Dr. Mahmut AşırdizerYüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı, 65080, Van,

Özet:Yüksekten düşmeler sonucu yaralanma ve ölümler gerek toplum sağlığı açısından, gerek ise adli tıp uygulamalarında halen önemli bir yer işgal etmekte olup; bu çalışmada ülkemizdeki en geniş serilerden biri sunularak, yüksekten düşme sonucu yaralanan olguların özellikleri ayrıntılı olarak tanımlandı ve kırık insidansına yönelik araştırma sonuçları paylaşıldı.

Çalışma kapsamında, 2013 ve 2014 yıllarında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’ne başvuran 4302 yüksekten düşme olgusu değerlendirildi. Olguların yaş ortalaması 22,9 olup, 0-4 yaş aralığında yoğunlaştıkları izlendi. Yaz ve sonbahar aylarında, özellikle de Ekim ve Haziran aylarında yüksekten düşmeler daha sık görüldü. Bu yaralanmalar sonucu olguların %9,3’ünde kırık meydana gelmiş olup, üst ekstremite kırıkları en sık (%43,4) görüldü.

Bu çalışmanın sonucunda, iş kazalarının, ev kazalarının ve çevresel kazaların önlenmesine yönelik atılacak adımların, yüksekten düşmelere bağlı yaralanmaları da önemli derecede azaltacağı öngörüldü.

 

 

 

 

 

***ÖĞRENCİ HEMŞİRELERİN ŞİDDETE MARUZ KALMA, ŞİDDET EĞİLİMİ VE ATILGANLIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ

Kamuran CERİT1   Sultan TÜRKMEN KESKİNDilek EKİCİ3

[1] Araştırma Görevlisi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Hemşirelik Yönetimi AD, Isparta. Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Bölümü ÖYP Doktora Öğrencisi,.

[1] Öğretim Görevlisi, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Hemşirelik,

Tel: 0312 2132896, Adres: Şükrüye Mah. Plevne Cad. Aktaş Kavşağı No:5 PK: 06340 Altındağ,/ ANKARA, sturkmen@ankara.edu.tr

[1] Doçent Doktor, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Hemşirelik Yönetimi AD, Telefon: 03122162616 ,Adres: Emniyet Mah. Muammer Yaşar Bostancı Cad. No:16 06560 Beşevler /ANKARAdocdrdilekekici@gmail.com

ÖZET:Amaç: Bu çalışma, hemşirelik lisans öğrencilerinin eğitim ortamlarında karşılaştıkları şiddet davranışlarını, şiddet eğilimlerini ve atılganlık düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.

Yöntem: Tanımlayıcı türdeki bu çalışmaya 313 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Veriler internet ortamında hazırlanan, araştırmacılar tarafından geliştiren anket formu ile elde edilmiştir. Ankette öğrencilerin demografik özellikleri, şiddet eğilimleri, şiddete maruz kalma ve uygulama durumlarına ilişkin sorular sorulmuştur. Atılganlık davranışlarını belirlemek için Voltan (1980)’ın Türkçeye uyarladığı Rathus Atılganlık Envanteri (RAE) kullanılmıştır (1)

Bulgular: Öğrenciler en fazla “göz teması kurulmaması” (%77,3) ve “sosyal faaliyetlerden haberdar edilmeme” (%61,0) şeklindeki psikolojik şiddet davranışlarına maruz kalmaktadır. Öğrencilere bu davranışları en fazla kendi arkadaşları, sonra eğitmenler (öğretim üyeleri, araştırma görevlileri) ve klinik hemşireleri uygulamaktadır. Şiddet eğilimleri açısından öğrencilerin %37,1’i ‘hiçbir zaman’, %42,5’i ‘nadiren’, şeklinde yanıt vermiştir. RAE’ne göre öğrencilerin %45,7’si çekingen, %44,1’i atılgan ve %10,2’si olası saldırgan davranışlar sergilemektedir. Öğrencilerin atılganlık düzeylerine göre şiddet davranışlarına maruz kalma sıklıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Çekingen öğrencilerin tanımlanan şiddet davranışlarının çoğuna daha sık maruz kaldığı belirlenmiştir.

Sonuç: Öğrenciler çeşitli şiddet davranışlarına maruz kaldıkları gibi kendileri de şiddet davranışları göstermektedirler. Çekingen öğrenciler daha fazla şiddet davranışlarına maruz kalmaktadır. Öğrencilerin şiddetle baş edebilmeleri için atılganlık davranışlarının geliştirilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Şiddet, atılganlık, öğrenci hemşireler

***OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK VE EŞLİK EDEN BOZUKLUK OLARAK KLEPTOMANİ

Güven Seçkin KIRCI1, Halil İlhan AYDOĞDU1 , Hasan OKUMUŞ1,  Erdal ÖZER1, İsmail BİRİNCİOĞLU2,  Lütfullah ÇAKIR3, Özgür ENGİNYURT3 , Mehmet ASKAY1                                       

1Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı

2Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı

3Ordu Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı

Kişinin iyiyi kötüden ayırt etme gücünü ve dolayısıyla kusur yeteneğini azaltanve/veya ortadan kaldıran akıl hastalıkları ve psikiyatrik bozuklukların deneyimlenmesi durumunda, kişilerin cezai sorumlulukları azalır ya da ortadan kalkar. Kleptomani kişinin parasal değeriyle ilişkili olmayan şekilde ve gereksinim duymadığı halde tekrarlayıcı biçimde nesneleri çalma dürtüsüne engel olamama haline karşılık gelen dürtü kontrol bozukluklarından biridir. Bu olgu sunumunda, obsesif-kompulsif bozukluk ile birlikte seyreden bir kleptomani vakası fiil ehliyetsizliği açısından değerlendirilmiştir. Olgu 32 yaşında, bekâr, lise mezunu, dolmuş ve büfe işletmecisi olarak çalışan erkektir. Bir evcil hayvan dükkânından kafes satın aldığı sırada orada bulunan bir kuşu çaldığı iddiasıyla adli merciler tarafından anabilim dalımıza işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilme ve bu konuda davranışlarını yönlendirebilme yeteneğine haiz olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi amacıyla gönderilmiştir. Bu olgu sunumuyla, obsesif kompulsif bozukluk ile birlikte seyreden bir kleptomani vakası fiil ehliyetsizliği açısından değerlendirilerek literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Nitekim kişilerin ceza ehliyetini ortadan kaldıran durumlardan biri olarak kabul edilen kleptomani bozukluğunun doğru teşhisi, adaletin doğru tecellisiyle birebir ilişkilidir. Bu sebeple, kişilerin cezai sorumluluğunu değerlendiren bilirkişilerin, konuya derinlemesine hakim olmaları, ceza ehliyetini ortadan kaldıran psikiyatrik sendrom arazlarını tanımaları, ayırıcı tanılarını yapabilmeleri bu husustaki kötüye kullanımıen aza indirebilecektir.

 

 

***UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE YEREL YÖNETİMLERİN ROLÜ

Dr. Ayhan ÖZKAN: Kırıkkale vali Yardımcısı

Türkiye’de idarenin kuruluş ve görevleri “merkezden yönetim” ve “yerinden yönetim” esaslarına dayanır. Merkezi yönetim başkent ve taşra olmak üzere iki bölümden oluşur. Merkezi yönetimin başkent hiyerarşisine bağlı olarak tüm ülkeye yayılmış olan il, ilçe, bucak, köy şeklindeki örgütlenmesine de “taşra teşkilatı” denir. Taşra teşkilatı Vali, Kaymakam, Bucak Müdürü ve Muhtar yönetiminde görev ifa eden yönetişim birimleridir. Yerel yönetimler ise; “ İl, belediye ve köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere, kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları; yine kanunla gösterilen seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir”. Yerel yönetim hizmetleri de vali, belediye başkanı ve muhtar gözetiminde yürütülür. Merkezi idare tarafından planlanan ve yürütülmesi karara bağlanan kamu hizmetlerinin ülke genelinde uygulanması ve yaşama geçirilmesi merkezi yönetimin taşra teşkilatı ve yerel yönetimler marifetiyle mümkün olur.

Günümüz toplumlarının hem bugününü hem de geleceğini tehdit eden, beden ve ruh sağlığını bozan, yaşam kaybına yol açan, neden olduğu suç ve kazaların, adli, sosyal ve hukuki yansımalarıyla toplumsal yapıyı bozan, uyuşturucu kullanımı küresel bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir.

Uyuşturucu konusunda merkezi yönetim (hükümet) tarafından gerekli tedbirler fazlasıyla alınmakta, mevzuat değişiklikleri yapılmakta, ulusal strateji planı oluşturulmaktadır. Ne var ki, bunların yerelde uygulanması, yaşama geçirilmesi, sürdürülebilir kılınması yerel yönetişim birimlerinin ilgisine; daha da ötesinde yerel yöneticilerin bilinç düzeyi ile bu konuda alacakları inisiyatife, liderlik becerilerine bağlıdır.

 

 

 

 

***BİR ÜNİVERSİTEDE GÜVENLİK GÖREVLİLERİNDE ÖFKE DURUMU*

1Serpil ÇELİK DURMUŞ, 2 Yurdagül ERDEM

1Yard. Doç. Dr. Serpil ÇELİK DURMUŞ, Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, serpilcelik2010@gmail.com

2Prof. Dr. Yurdagül ERDEM, Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, erdemyurd@gmail.com

*Uluslararası II. Adli Hemşirelik, I. Adli Sosyal Hizmet Kongresinde sözel bildiri olarak sunulmuştur. 3-4 Kasım 2016, Kırıkkale, Türkiye.

Amaç: Bu çalışma bir üniversitedeki güvenlik görevlilerinin öfke ifade tarzı ile bireysel özellikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır.

Yöntem: Araştırma, evrenin tümü üzerinde yapılmış (N:198), anketi yanıtlayan 149 personel ile tamamlanmıştır. Veriler, Sürekli Öfke/Öfke İfade Tarzı Ölçeği (SÖÖTÖ) ile toplanmıştır. Ölçek 34 madde, 4 alt boyuttur. Sürekli öfke ölçeğinden yüksek puan (min: 10- maks: 40), yüksek öfke düzeyini; kontrol öfke ölçeğinden yüksek puan öfke kontrolünü (min: 8- maks: 32), öfke dışa ölçeğinden yüksek puan, öfkenin kolayca ifadesini ve öfke içe alt ölçeğinden yüksek puan öfkenin bastırıldığını göstermektedir.

Bulgular: Personelin % 93.3’ü erkek, % 50.3’ü 31-40 yaş aralığındadır. %81.2’si evli, %73.8’i lise mezunu, % 40.9’u 6-11 yıl deneyimli,  % 70.4’ü vardiyalı çalışmaktadır. % 81.2’si kendini sakin olarak tanımlarken, % 57.7’si öfkesini davranışlarla ifade etmektedir.  Sürekli öfke puan ortalamaları 18.61 ± 5.69; öfke içe vurum puan ortalamaları 14.30 ±4.66; öfke dışa vurum puan ortalamaları 13.67 ± 3.89; öfke kontrol puan ortalamaları 21.96 ± 6.68 olarak bulunmuştur. Sürekli öfke ile öfke içe vurumu (r=0.57; p≤0.05) ve öfke dışa vurumu (r=0.54; p=0.00) arasında pozitif; öfke kontrolü (r= -0.14; p=0.00) ile negatif anlamlı ilişki; öfke dışa vurumu ile öfke kontrolü (r= -0.21; p=0.00) arasında negatif anlamlı ilişki saptanmıştır.

Sonuç: Çalışmada, üniversitedeki güvenlik görevlilerinin öfke kontrolleri yüksek bulunurken öfke ifade durumları düşüktür. Personele yönelik eğitim planlanmalıdır.

 

*** AİLE İÇİ ŞİDDETİN ERGENLER ÜZERİNDEKİ PSİKOSOSYAL ETKİLERİ

Gül ERGÜN1 Aysun GÜZEL2

1 Yrd. Doç. Dr. Gül ERGÜN, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü.

2 Öğr. Gör. Dr. Aysun GÜZEL, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü.

Yazışmadan Sorumlu Yazar: Gül ERGÜN

Yazışma Adresi: Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü, İstiklal Yerleşkesi Burdur

Elektronik Posta Adresi: ergun@mehmetakif.edu.tr

Giriş: Ülkemizde çok yaygın olarak görülen aile içi şiddet giderek artış göstermektedir. Şiddet davranışı; kişilerin kendilerine ya da diğer kişilere fiziksel, psikososyal, cinsel içerikli ve kasıtlı olarak uyguladığı; sonucunda ise ölüm, fiziksel zarar, ruhsal acı, gelişim bozukluğu ve yoksunluk gibi durumların görüldüğü saldırgan tavırlar olarak tanımlanmaktadır. Ergenlik döneminde vücutta yaşanan değişikliklere ek olarak karşılaşılan şiddet davranışları ergenlerin psikososyal yönden olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle şiddet davranışını önlemek için yapılan çalışmaların özellikle bu dönemde yoğunlaştırılması gerektiği ve ergenlerde görülen psikososyal etkilerini azaltmak için özellikle aile içi şiddetin azaltılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Yöntem: Araştırma, 1-7 Eylül 2016 tarihleri arasında ulusal ve uluslararası literatür incelenerek, çeşitli makale ve kitaplarda ki bilgilerden yararlanılarak yapılmıştır.

Bulgular: Aile içi şiddete maruz kalan ergenlerin psikososyal yönden etkilendiği belirlenmiştir. Şiddet ve kötü muamele görme gibi kriminal davranışlara maruz kalan ergenlerin; aile içi iletişim bozukluğu, öfke artışı, öfke ifade tarzı, şiddet, alkol ve madde kullanımı ve davranışlarını kontrol edebilmede yetersizlik gibi kriminal ve antisosyal davranışlar gösterme ve agresif kişilik yapısına sahip olma eğiliminde olduğu saptanmıştır.

Sonuç: Aile içi şiddet ergenlerin halen ve gelecekte ki yaşamlarını olumsuz etkilemektedir. Ergenlik dönemi süresince aile içi şiddetle karşılaşma; ergenlerin fiziksel, psikolojik, sosyal gelişimlerini ve yaşam becerilerini olumsuz etkileyerek kriminal davranışlara yönelimlerini arttırmaktadır.

 

 

**Adli Bilimciler Uyarıyor!!! Ülke genelinde yaygın olarak kullanılmaya başlayan aşk kapsülleri tehlike mi arz ediyor?

 

**TAKTİKSEL ACİL TIP ÜLKEMİZ İÇİN BİR GEREKLİLİKTİR!!!

Taktiksel Tıp (Tactical Medicine), Askeri ve Sivil çatışma/savaş durumlarıyla hastane öncesi tıbbi bakımın kesiştiği noktadır

 

**ACİL SERVİSTE ADLİ HEMŞİRELİK

Uzm. Hemş. Meral DÖLEK

 

**ADLİ FELSEFE PANELİ KAPANIŞ BİLDİRGESİ (4 EKİM 2017)

 

**ULUSLARARASI 3. ADLİ HEMŞİRELİK, 2.ADLİ SOSYAL HİZMET, 1. ADLİ GERONTOLOJİ KONGRESİ KAPANIŞ BİLDİRGESİ (12-14 EKİM 2017, YOZGAT)

 

B- CSI ETKİSİ: ADLİ TIP DİZİLERİ TOPLUM, KURBANLAR, SUÇLULAR VE KAMU GÖREVLİLERİNİ NASIL ETKİLİYOR? Ek geniş dosya mevcuttur

Dr. E. Neval YILMAZ*, Prof. Dr. İ. Hamit Hancı**

(*) Ankara Üniversitesi, Adli Bilimler Enstitüsü, Sağlık Hukuku, Yüksek Lisans Programı

(**)Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı

2000 yılında CSI (Crime Scene Investigation / Olay Yeri İnceleme) dizisinin ve daha sonra türevlerinin sevilerek izlenmesi ve büyük kitlelere ulaşmasıyla, minicik bir delilden yola çıkılarak ve adli tıbbın en gelişmiş imkânları kullanılarak suçluların kolayca ve kısa sürede yakalandığı diziler toplumun “suç”, “suçlu” ve “adli tıp kanıtları” hakkındaki algısını etkilemeye başlamış, bu sosyal fenomen “CSI Etkisi” olarak adlandırılmıştır. CSI etkisi, özellikle yargılamada jüri sisteminin geçerli olduğu Anglosakson ülkelerinde büyük bir tartışma konusu olmuş, ancak yapılan çalışmalar adli tıp dizilerinin, toplumun adli tıptan olan beklentilerini yükseltmekle birlikte, jüri üyelerinin sanığı suçlu bulma mekanizması üzerinde büyük bir etkisi bulunmadığını göstermiştir. CSI etkisinin olumlu yönü olarak da bu dizilerin adli tıp konularında bir farkındalık yaratması, kişileri bazı konularda bilgilendirmesi, adli tıp eğitimine olan ilgiyi artırması ve bu konuda çalışan profesyonellerin düşünme biçimlerini olumlu anlamda değiştirmelerine yol açacak yenilikler sunması sayılabilir.

 

C-YAŞAMIN SONBAHARINDA SESSİZ ÇIĞLIK YAŞLI İSTİSMARI EK DOSYA MEVCUT

Serap Selver Kipay **Assistant Prof. Dr. PhD Mugla Sıtkı Kocman University, Fethiye Faculty of Health Sciences, Nursing Department

 

D-11. Adli Hemşirelik Kursu (Sertifikalı). 5-10 Şubat 2018 Ankara

DÜZENLEYENLER:1-Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi 2-Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp AD 3-Adli Bilimciler Derneği  Adli Hemşirelik Komisyonu

İletişim: Yard.Doç.Dr. Hüsna ÖZVEREN. adlibilimcilerdernegi2001@gmail.com ozverenhusna@gmail.com

Düzenleme Kurulu

Prof.Dr.Yurdagül ERDEM:Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı,Adli Bilimciler Derneği Adli Hemşirelik Komisyon Başkanı

Prof. Dr. İ. Hamit HANCI:Adli Bilimciler Derneği Başkanı

Prof.Dr. Gürol CANTÜRK:Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp A.D Başkanı

Süre: 60 Saat  Katılımcı Sayısı: 25

 twitter.com/AdliHemsirelik

Kurs Kişi Başı 1150  TL Bağış Karşılığında Verilecektir.  Bağış yatıranların e-mail adresine dekontlarının elektronik kopyasını göndermeleri rica olunur.( dekontun mailini verilen mail adresine attığınızda kaydınız otomatik olarak gerçekleşmiş olacaktır.)

Hesap Numarası: Adli Bilimciler Derneği, Türkiye İş Bankası. IBAN: TR19 0006 4000 0014 3650 0163 03

Lütfen dekonta ADLİ HEMŞİRELİK KURSU Diye Yazınız.

E- TED Üniversitesi BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ ek dosya mevcut
Online kayıt için: https://sem.tedu.edu.tr/tr/bilirkisilik-temel-egitimi  (Son Başvuru 9 Ocak 2018)
Temel eğitim, on sekiz saati teorik ve altı saati uygulamalı olmak üzere en az yirmi dört ders saatinden oluşur.
Teorik eğitim; yargılama hukukunun genel ilkeleri, bilirkişilik mevzuat hükümleri, bilirkişinin taşıması gereken nitelikler, bilirkişinin yetkileri ve yükümlülükleri, uyması gereken temel ve etik ilkeler, ispat faaliyeti ve bilirkişi incelemesinin usul ve esasları, teknik konu-hukuki konu ayrımına ilişkin usul ve esaslar ile rapor yazım usul ve tekniğini kapsar.
Uygulama eğitimi; Bilirkişi Bilgi Sisteminin kullanılması, katılımcıların bireysel veya heyet hâlinde sistematik teknikleri kullanma becerilerini geliştirmelerini sağlayacak örnek bir olaya ilişkin bilirkişi raporu düzenleme ile uygulama gözetimi faaliyetlerini içerir.
EĞİTİMİN VERİLECEĞİ YER:TED ÜNİVERSİTESİ GB Blok 06 Nolu salonda yapılacaktır.
EĞİTMENLER
Teorik Eğitim:1- Yrd. Doç. Dr. Mehmet Savaş ÖZDAĞ, 2- Prof. Dr. Devrim GÜNGÖR

Uygulama Eğitimi:1- Prof. Dr. İsmail Hamit HANCI , 2- Prof. Dr. Gürol CANTÜRK

 

F-Adli Osteoloji/Kemik Semineri . 12-14 Şubat 2018 SAMSUN ek dosya mevcut. Samsun Valiliği, Samsun AFAD, Adli Bilimciler Derneği,

 

G- 5. ADLİ PSİKOLOJİ,1.ADLİ FELSEFE, 1.ADLİ SOSYOLOJİ KONGRESİ (12-13 NİSAN 2018). Gazi Üniversitesi Ankara

 

Gazi üniversitesi ve Adli Bilimciler Derneği iş birliği ile 12-13 Nisan 2018’de 5.Adli Psikoloji 1.Adli Felsefe 1.Adli Sosyoloji Kongresi yapılacaktır. 18 Mart 2018 tarihinden önceki kayıt ücreti öğrenci 75tl erişkin 100tl’dir. 18. Mart sonrasında ise kontenjan doluluğuna göre kayıtlar 100tl’dir. Sözel veya poster bildirisi kabul edilenlerin ücretleri ise 50 tldir. Ayrıntılı bilgi için adlifelsefekomisyonu@gmail.com ve adlipsikolojikomisyonu@gmail.com

 

H- Adli Fotoğrafçılık ve Görüntüleme Kursu 6-11 Mart 2018 Ankara

 

I-Adli Bilimlerde Güncel Gelişmeler Sempozyumu. 20 Mart 2108 Burdur. Mehmet Akif Üniversitesi Adli Bilimciler Derneği

 

İ- Adli Bilimler Sempozyumu.  9-10 Mayıs 2018 . Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü

 

J-Ölüm Sonrası Olay Yeri İnceleme. Ali Osman Elmas.Ek dosya Mevcut. ÖLÜM İNCELEMELERİ KURSU sunumudur.

Düzenleyen: Ankara Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı  ve Adli Bilimciler Derneği.Tarih: 13 – 15 Aralık 2017.Yer: Ankara Büyükşehir Belediyesi Gençlik Parkı Necip Fazıl Salonu

 

K-Ekstazi (MDMA) ve böbrekler üzerindeki etkileri ve tedavileri

Uzm.Dr.Feyza Bora 1, Uzm. Dr. Fatih Yılmaz 2, Doç. Dr. Taner Bora 3

1Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Iç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı, Antalya

2Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Nefroloji bölümü

3Antalya Kriminal Polis Laboratuar Müdürlüğü

Sentetik tablet suiistimali dramatik olarak dünya çapında artış göstermiştir. Bu tabletlerin kimyasal yapısı ve içerikleri farklıdır ve kullanıcıların psikolojik ve fiziksel özelliklerine bağlı olarak ölümle sonuçlanabilecek çeşitli etkilere neden olur. Ekstazi (MDMA; 3,4-metilendioksimetilamfetamin), gençler tarafından giderek istismar edilen yasadışı bir ilaçtır. Bu sunumumuzda ekstazi hakkında kısa bilgiler sonrası ekstazinin böbrek üzerine olan etkilerini ve kısaca bu etkilerin tedavisinden bahsedilecektir.

Yasadışı sentetik tabletlerin en tanınmış ismi, 2000’li yılların başında, coğrafi konumu ve genç nüfusu nedeniyle uluslararası uyuşturucu kaçakçılığının olumsuz etkilerine maruz kalmış bir ülke olan Türkiye’ye giriş yaptı. Yerel olarak ‘bonzai’ olarak bilinen sentetik kannabinoidlerin yakın zamandaki sıkça görülmesi, ekstazi kötüye kullanımının azaldığına dair sahte bir izlenim yarattı. Bununla birlikte ekstazi, esrar (Hint keneviri ve türevleri) (%77,99) ve eroin (%17,88) sonrasında en çok ele geçirilen yasa dışı ilaçların (%1,7) üçüncü sırasında yer almaktadır.

Etkileri, öfori, sosyalleşmenin geliştirilmesini ve zihinsel farkındalığın artmasını içerir. Bunlar, hem merkezi sinir sisteminde hem de sempatik sinir sisteminde serotonin artışıyla ortaya çıkmaktadır.

MDMA iki yolda metabolize olur. Birincisinde, N-dealkilasyon, deaminasyon, oksidasyon ve glisin ile konjuge olur ve HMA (4-hidroksi-3-metoksiamphetamin) haline gelir. İkinci aşamasında, MDMA, O-demetilasyon vasıtasıyla başlıca metaboliti olan HMMA (4-hidroksi-3-metoksimetamphe-tamin) haline gelir ve onu sitokrom P450 sistemi CYP2D6 izoenzimi ile oluşan katekol-O-metil transferaz (COMT) takip eder. İlacın yaygın kullanılmasına rağmen, ciddi veya olumsuz etkileri nadirdir. Kişisel farmakokinetik özellikler nedeniyle, aynı dozajın etkileri kişiye göre değişir. Ölümcül örnekler akut hiponatremi, hipertermi (>42 °C), böbrekleri etkileyen hipertermiden kaynaklanan yayılmış intravasküler pıhtılaşma (DIC) ve travmatik olmayan rabdomiyoliz içerebilir.

Ekstazinin böbrekler üzerindeki etkileri şu alt gruplara ayrılabilir: sıvı ve elektrolit metabolizması üzerindeki etkiler, yüksek ateş ve akut böbrek hasarıdır. Hiponatremiye, MDMA’nın bir metaboliti olan HMMA’nın neden olduğu düşünülmektedir. Hiponatremi, arginin vazopresinin (AVP) uygun olmayan salınımı, hipotonik sıvının artan miktarda alımı ve artan hipertermi kaynaklı oluşur. Semptomatik, hatta ölümcül olan hiponatremi kadınlarda daha sık görülür, bunun östrojenin arginin vazopresinin üzerindeki etkileri kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Bu gibi vakalarda başlangıç ​​akuttur ve semptomatik hastalara olabildiğince çabuk tedavi uygulanmalı ve gerektiğinde% 3 salin uygulanmalıdır. Akut böbrek hasarı; hipertermi, aşırı aktivite, nöbetler veya MDMA’nın kas hücreleri üzerindeki direkt toksik etkisinden kaynaklanabilir. Akut böbrek hasarının nedenleri arasında malign hipertansiyon ve nekrotizan vaskülit de bulunur.

Genç nüfustaki artış sınır ötesi ulaşım kolaylığı ile birleşince,  MDMA’nın sağlık üzerine etkilerini gelecekte daha sık karşımıza çıkacaktır. Klinisyenler MDMA’nın bu ölümcül yan etkilerini tanımakla yükümlüdürler. Doğru tanıyı takiben acil ve uygun tedavi, hastaların hayatta kalması için zaruridir.

Sonuçta en önemlisi, gençlerin ölümle sonuçlanabilecek komplikasyonları önlemek için uyuşturucudan uzak tutulmasıdır.

 

L- EBEVEYN KONTROLÜ

Özgür Zobar: İstanbulEmniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ayrıntı ek dosyada mevcuttur

Çocuğunuzun Faaliyetlerini Gözlemlemek: Ailelerin Mutlaka Bilmesi Gereken Unsurlar 

Ergenlik çağındaki gençler için zaman; hızlıca büyüme, keşif ve risk almak için vardır. Risk almak; gençlere kim olduklarını anlamak, yeteneklerini ve becerilerini test etmek için fırsat verir. Ama sigara, uyuşturucu ya da alkol kullanımı, alkollü araç kullanmak ya da korunmasız cinsel ilişki gibi deneyimler gencin yaşamında uzun süreli ve büyük hasarlar yaratabilir.

 

Ailelerin gençler üzerinde büyük etkileri vardır. Ebeveynler çocuklarıyla ilgili, ne yaptığı, kiminle olduğu, nerede oldukları gibi basit gözden geçirmeleri yapıyorsa, ileride oluşabilecek kaza, istenmeyen hamilelik, uyuşturucu, alkol ya da sigara kullanımı gibi risklerle karşılaşma ihtimalini düşürüyorlar demektir. Bu ebeveynler çocuklarının aktivitelerini ve davranışlarını gözlemlemektedirler.

 

 

Ebeveyn kontrolü nedir?

 

Ebeveyn kontrolü

1) ailelerin çocuklarında görmek istedikleri davranışlar;

2) ailelerin gözlem için kullandığı metotlar

3) çocuğun kuralları yıktığında ailenin buna tepkisinden oluşur.

 

 

Çocuğunuza;

-Nereye gidiyorsun?

-Kiminle olacaksın?

-Ne zaman evde olacaksın? gibi sorular soruyorsanız ya da

-Ara sıra telefon ile kontrol ediyorsanız,

-Çocuğunuzun arkadaşlarının aileleri ile tanışmak istiyorsanız,

-Yaptığı ve yapmak istediği tercihleri taşıdığı riskler ve sonuçları açısından tartışabiliyorsanız,

-Çocuğunuz kurallarınızı, ödül ve cezalarınızı benimsemişse,

 

Siz zaten Ebeveyn Kontrolü yapıyorsunuz demektir.

 

M-IV.Uluslararası Sağlık Hukuku Kongresi. 3-4 Mayıs 2018 İstanbul. Özyeğin Üniversitesi-Adli Bilimciler Derneği ek dosya

 

http://adlibilimciler.org.tr/5-adli-psikoloji-1-adli-felsefe-1-adli-sosyoloji-kongresi/

http://adlibilimciler.org.tr/adli-bilimler-yayinlari/

https://www.facebook.com/adlifelsefe/

https://www.facebook.com/adlipsikoloji/

https://www.facebook.com/adlibilimciler/

http://www.adlibilimciler.org.tr/